EHL-İ SANAT ın da iyi bileceği gibi; Geleneksel sanatlarımızı gelenekli kılan, usul ve tavrın bozulmadan nesilden nesile aktarılmasıdır.
Bu aktarım yüzyıllardan beri “Meşk Usulü” ile gerçekleşmektedir.
Meşk Usulü, üstadın dizi dibinde bire bir yapılan bir eğitim olup bir dersin layığıyla öğrenilmeden diğer derse geçilemediği bir disiplin içerisinde gerçekleşir.
Bu da çok uzun süreler gerektiren bir eğitim anlamına gelmektedir.
Sanatın gereğine göre bazı sanatlarda bu 3-5 yıl iken bazı sanatlarda ise 10-15 yıl gibi uzun süreleri bulabilmektedir.
Bu kadar uzun soluklu eğitimler, bu sanatlara gerçekten gönül vermeyenlerin teker teker vaz geçmelerine sebep olmaktadır.
Ustalık vasfını hak eden talebeler ise bu eğitim sonunda sadece sanatın gerektirdiği teknik bilgi ile değil, bunun yanı sıra, sabır ve olgunluğa da erişerek, bu sanatı temsil noktasına geldiğinde, tam anlamıyla bir sanatçı, bir üstad olmaktadır.
Bir üstadın, bu usul ile yüzlerce talebesi olmasına rağmen rağmen, sabırla yoğurulan bu süreçte talebelerden ancak birkaç tanesi sanatın temsil ve eğitmeni olmaya hak kazanır. Bundan dolayı da sanat öğrenmek isteyenler için birinci aşama, sanatın üstadına ulaşmaktır.
Tarih boyunca alanında ehil ustaların azlığı, bazı yerleşim yerlerini belirli sanatların merkezi haline getirmiştir.
Ancak gelişen teknoloji ile günden güne dünya ufalmakta ve alternatif çalışma şekilleri ile “bu usulün gereği muhafaza edilerek” yeni yöntemler de kullanılmaktadır.
Posta yolu ile meşk eğitimi, uzak diyarlardan talebe ile hocasını buluştururken günümüzde internet ile çeşitli programlar aracılığıyla imkân hocanın sanki yanındaymış gibi ders yapabilme kolaylığını da vermektedir. Birçok bilgiye tek dokunuşla ulaşabilmeyi sağlamaktadır.
Bilgiye ulaşmak bu kadar rahat olmakla birlikte ulaşılmış olunan imkân ve kolaylıklar, bazı olumsuzlukları da beraberinde getirmiştir. Talebenin bu sanatlar hakkında her türlü bilgiye zahmetsizce ulaşabilmesi, kıymet bilmezliğe yola açabilmekte; aynı zamanda ehil olanlardan daha fazla ehil olmayan kimseler de bu sahada faaliyet göstermeye cüret edebilmektedir.
Tüm bunların neticesinde tam bir bilgi kirliliği içerisinde yalan yanlış anlatım ve uygulamalar ile sanat tahrip edilmekte insanlar kandırılmaktadır.
İşte tam bu noktada EHL-İ SANAT, sanatı icra ederken, onun tahrip edilmesine engel olmak; bilginin kaynağından doğru, güvenilir ve ihtiyaca göre paylaşılmasını sağlamak; meraklı insanları doğru bir şekilde yönlendirip sanatın gelişmesine katkıda bulunmak ve geleneğin devamını sağlamak amacıyla kurulmuştur.
EHL-İ SANAT ‘ı takip ederek alanında ehil sanatçıların, yılların deneyimlerinden süzülmüş kıymetli bilgi paylaşımlarına kolaylıkla ulaşabilecek ve bu bilgilerin altına yorumlar yapıp sorular sorabileceksiniz.